|
|||||||||||
| // YALITIM | |||||||||||
A) YALITIM NEDİR? Yalıtım, Arapça tecrit ve Fransızca izolasyon sözcüklerinin karşılığı olan, yakın zamanlarda Türkçe’ye giren, yeni bir sözcüktür. Yalıtım, Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde, “elektrik ve ısı akımlarını engelleme olayı” olarak tanımlanmaktadır. Ancak yalıtım sözcüğü, inşaat, tesisat ve otomotiv gibi birçok sektörde vazgeçilmez teknik bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. İnşaat sektöründe yalıtım, yapı fiziği branşıdır. Bir yapı elemanından su ve ısı geçişi, su buharı difüzyonu, yangının ve sesin yayılımı gibi, fiziksel hareketleri denetim altında tutmak ve düzenlemek için alınması şart olan önlemleri inceler. İnşaat sektöründe yalıtımın amacı, yapı içerisinde yaşayan insanlara; sağlıklı, konforlu, güvenli, enerji verimli ortamlar sunmaktır. Bunun yanında yalıtım; su kaynaklı zararlar ve yangın gibi olumsuz etkenlerden yapıyı korumak için çeşitli malzemeler ve bu malzemelerin uygulama kurallarını içerir. Yapılarda kullanılan ısıtma ve soğutma tesisatlarında ise yalıtım; enerjinin niteliğini kaybetmeden taşınması için vazgeçilmez bir uygulamadır. Genel olarak; kullanım amacı doğrultusunda inşa edilen yapıların, maruz kalacakları etkiler altında, kendisinden beklenen fonksiyonları yerine getirebilmeleri için yapılan uygulamalara “yalıtım” denir. B) ISI YALITIMI İnsanların yaşam konforu ortalama 20 – 22 ºC’lik bir sıcaklık ve % 50 nem ile mümkün olmaktadır. Kış aylarında bu değerler çok daha alt seviyelere düşerken, yaz aylarında da daha yüksek seviyelere çıkarlar. Bu durum karşısında, yaşam konforumuzu arttırmak için sürekli bir çaba içine girerek ortam sıcaklıklarını sabit tutmaya çalışırız. Hal böyle olunca da klimalar, kaloriferler gibi farklı araçlarla, gerek ısınma, gerekse de fazla ısılardan kurtulmak için ciddi enerji masraflarına gireriz. Yapılan araştırmalara göre, ortam sıcaklıkları insanları birebir etkilemekte ve performansları üzerinde ciddi rol oynamaktadır. Aynı zamanda hayvanlar içinde durum aynı. Soğuk ortamda kalan kümes hayvanları gereğinden fazla yem tüketirler. Gereğinden fazla sıcağa maruz kaldıklarında ise, verimleri (ticari değerleri)ciddi bir şekilde düşer. Bu yüzden de gerek insanların yaşadığı ortamlar gerekse de hayvan barınaklarının ısı değerlerini sabit tutmak için ciddi paralar ödemek zorunda kalırız. Ancak ısı yalıtımı olmadan yaptığımız bu masraflar, ne yazık ki boşa gitmektedir. Sürekli ısı kaçakları gerçekleşmekte, ortam sıcaklıkları bizim istediğimiz seviyelere hiç gelememektedir. Gelseler bile ortam sıcaklıklarını asla uzun süre muhafaza edememekteyiz. Yaşanılan ortamlarda yapılacak olan ısı yalıtımı sayesinde, ısı giriş ve çıkışları engellenerek, istenilen konfora çok kısa sürede ve az maliyetlerle ulaşılabilmektedir. Aynı zamanda da ortam sıcaklıkları uzun süreler muhafaza edilebilmektedir. Dünya da en çok kullanılan yakıt hiç şüphesiz ki fosil yakıtlardır. Ancak fosil yakıt rezervlerinin tükenmeye başlaması, insanları alternatif enerji kaynakları bulmaya ve aramaya sevk etmiştir. Bunun yanında da az kalan enerji kaynaklarını bilinçli ve idareli kullanma yöntemleri, araştırılmaya başlanmıştır. İşte; ilk olarak ısı yalıtımı bu sayede düşünüldü ve yürürlüğe sokuldu. Isı Yalıtımına geçişin en önemli etkeni, 1973 yılındaki petrol krizinden sonra artan, enerji fiyatlarıdır. 1970’li yılların başlarında Almanya’da, ısı yalıtımsız bir binanın 1 m²’sinin ısıtılması için yılda ortalama 27 litre yakıt tüketilirken, 2002 yılında yeni yapılmış olan binalarda bu oran, yılda 1 m² için 7 litre’ye kadar düşmüştür. Bu durum sayesinde hem bütçeler rahatlamış, hem de ülke ekonomisine ciddi destek sağlanmıştır. Isı yalıtımı tam ve doğru bir şekilde yapılmış bir bina, 25 kat daha az enerji ile ısınma ihtiyaçlarını karşılarken, aynı zamanda da çevre kirliliğini de büyük ölçüde engellemektedir. Bununla birlikte binalarda ısı yalıtımı uygulaması, başta yüksek maliyetler ortaya çıkarsa da, 2 ila 3 yıl içinde sistem, kendisini amorti etmekte ve ilerleyen yıllarda bütçelere kar ettirmektedir. C) SU YALITIMI Yapılara zarar veren en önemli etkenlerden birisi de sudur. Binalarımıza nüfuz eden su, yapımızın taşıyıcı kısımlarında betonun bozulmasına, çatlamasına ve betonarme içindeki donatının paslanarak taşıma kapasitelerinin düşmesine yol açar. Yapılarımız; yağmur, kar, toprağın nemi, binanın inşa edildiği zemindeki yer altı suyu gibi dış kaynaklı suya ve banyo, lavabo vb. ıslak hacimlerde iç kaynaklı suya maruz kalır. D) SES YALITIMI Yaşadığımız konut, okul, işyeri vb. binalar ile çevreyi istenmeyen seslerden yalıtarak gürültünün zararlı etkilerinden korunmak; kayıt stüdyoları, sinema, konser salonu vb. mekanları istenmeyen seslerden yalıtarak gerekli kullanım koşullarını oluşturmak; jeneratör, hidrofor, kalorifer vb. gürültülü mahalleri yalıtarak çevreye yaydıkları gürültüyü azaltmak amacı ile yapılan uygulamalara "ses yalıtımı" denir. |
|||||||||||
| Her hakkı saklıdır. © PANETTİ - 2010 | |||||||||||